Necmeddin YÜŞEN & Engin KOÇ
Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi (İSMUS), IX/2 (2025), s. 80-111
Bu çalışma, Türkiye ile Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi ülkelerin Filistin meselesine yönelik dış politika yaklaşımlarını neoklasik realizm çerçevesi içinde analiz etmektedir. Makale, söz konusu aktörlerin Filistin politikasındaki benzerlik ve farklılıkları ortaya koymayı ve bu farklılaşmanın ardında yatan nedenleri açıklamayı amaçlamaktadır. Neoklasik realizmin öngördüğü biçimde, uluslararası sistemin dayattığı yapısal kısıtların yanı sıra, iç siyasal dinamikler, liderlik algıları, rejim güvenliği kaygıları ve tarihsel-kültürel referansların dış politika tercihleri üzerindeki belirleyici rolü çalışmanın temel varsayımını oluşturmaktadır. Bu çerçevede Türkiye, İsrail’i diplomatik olarak tanıyan ilk Müslüman ülke olmasına rağmen, Filistin meselesine tarihsel olarak güçlü ve süreklilik arz eden bir destek sunmuş, özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) iktidarı döneminde bu destek önemli ölçüde artmıştır. Kudüs’ün İslam dünyası açısından taşıdığı dini, tarihsel ve kültürel önem, Türkiye’nin Filistin politikasının merkezinde konumlandırılmıştır. KİK üyesi ülkeler ise Filistin meselesine ilişkin temel ilkeler bakımından ortak bir söylem geliştirmiş görünmekle birlikte, pratikte farklılaşan dış politika tutumları sergilemektedir. Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn, İbrahim Anlaşmaları çerçevesinde İsrail ile normalleşme sürecine girerek pragmatik ve güvenlik odaklı bir yaklaşım benimserken, Suudi Arabistan ve Umman, İsrail ile ilişkilerini daha temkinli ve koşullu bir düzlemde sürdürmektedir. Buna karşılık Kuveyt ve Katar, İsrail ile diplomatik normalleşmeye mesafeli durarak mevcut statükoyu korumakta ve Filistin davasına yönelik daha normatif ve aktif bir tutum izlemektedir.